Fotorejevunation (Cilt Gençleştirme)

İnsanlar her zaman genç ve taze bir görünüme sahip olmak isterler

Maalesef geçen yıllar buna izin vermez. Hele güneş ışığı, sürekli makyaj, yanlış beslenme, şehir yaşantısı ve çevresel faktörler de işin içine girince cildimizin yaşlanması kaçınılmazdır. Bunun temel nedeni ise cilde esnekliğini veren kollajen maddesinin üretiminin zamanla azalması ve bunun sonucu olarak ciltte çizgilerin ve kırışıklıkların oluşmasıdır. Ayrıca başta güneş olmak üzere bazı çevresel faktörler cilde rengini veren melanin maddesinin anormal birikimine neden olarak ciltte lekeler oluşmasına neden olur. Cilt inceldikçe deri altındaki kılcal damarlar da belirginleşir.

Cilt nasıl gençleşir?

• Ciltte bulunan(cildin en üst tabakasında) lekelerin yok edilmesi:

• Güneşin neden olduğu kahverengi lekelerin yok edilmesi,

• Yaşlılık lekelerinin yok edilmesi,

• Çillerin azaltılması,

• Burun ve yanak bölgesinde örümcek ağı şeklinde kırmızı veya mor renkli damarsal oluşumların kaldırılması,

• Melasma adını verdiğimiz hamilelik lekelerinin azaltılması,

• Gözeneklerin küçültülmesi,

• İnce kırışık çizgilerin azaltılması,

• Cildin gerginlik ve esnekliğinin artırılması ile cilt daha genç, taze ve canlı bir görünüme kavuşur.

Nerelere uygulanır?

• Yüz

• Boyun

• Üst göğüs

• Üst sırt

• Eller

• Kollar

Nasıl etkiler?

I2PL tedavisi flaş ışığından elde edilen, güvenli ve gözle görülebilen dalga boyundaki ışınların cilde uygulanmasıyla gerçekleştirilir. Ciltte bulunan melanin ve kılcal damarlarda bulunan, aynı zamanda kana rengini veren hemoglobin maddeleri bu ışınlara duyarlıdırlar, bu ışınları emerek ısınırlar. Melanin etkilendiğinde lekeler, hemoglobin etkilendiğinde de kılcal damarlar yok olur.

Tedavi nasıl uygulanır?

Hasta ve doktor parlak ışıktan korunmak için özel gözlükler takarlar. Uygulanacak bölgeye ışının cilt tarafından emilimini artıran özel bir jel tatbik edilir. Cihazın ucunda bulunan kristal başlık tedavi edilecek bölgeye dokundurularak ışın verilir. Tedavi sırasında genellikle hiç acı duyulmaz.

Tedavi öncesi alınması gereken önlemler:

• Tedaviden en az 1 hafta öncesine kadar herhangi bir kimyasal peeling (AHA =glikolik asit, retinoik asit=vitamin A asidi. . . vb. ) yapılmamış olması,

• En az 1 ay öncesine kadar direkt güneş ışığı, solarium, bronzlaştırıcı krem vb. ile bronzlaşılmamış olması,

• En az 3 gün öncesine kadar Aspirin ve diğer kan sulandırıcıların kullanılmaması,

• En az 6 ay öncesine kadar akne tedavisinde ağızdan kullanılan tabletlerin bırakılması gereklidir.

• Hamilelik ve kalp pili taşıyanlarda uygulanmaz.

Tedavi sonrası alınması gereken önlemler:

• En az 1 ay direkt güneş ışığından korunmak, güneşe çıkılırken en az 30 güneş koruma faktörlü krem sürülmesi gereklidir.

Tedavi sonrası uygulanan bölgede hafif kızarıklık ve ödem(şişlik) olması normaldir. Bu durum 2 saat veya birkaç gün devam edilebilir. Uygulanan tedavi leke çıkarmak amacıyla yapılmışsa bu lekelerin daha da koyulaştığı görülebilir. Bu normal ve geçici bir durumdur.

Tedavi ne kadar sürer?

Seansların süresi tedavi uygulanacak bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak 5 ila 30 dakika arasında değişebilir.

• Lekeler için tedavi 3 hafta ila 1 ay aralıklarla toplam 1 ila 3 seans uygulanır.

• Tüm yüzün gençleştirilmesi için 4 ay araklıklarla 2 seans uygulanır. Daha sonra cildin genç ve taze görünümünü korumak için tedavi senede 2 defa tekrarlanır.

• Kılcal damarların ortadan kaldırılması için ayda 1 kez 2 ila 4 seans uygulanır.

Cilt Yenileme (Cilt Gençleştirme)

Cilt Yaşlanması

Yaşlanma ilerleyen zamanla meydana gelen komplike bir olaydır. Genetik ve çevresel (dış etkenlerle özellikle UV ve sigaraya bağlı) faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Cildimizde yaşlanmaya bağlı olarak pigmentasyon (leke), cilt kuruluğu, ciltte incelme, deri altındaki kollajenin yıpranması ve elastik liflerin tahrip olmasına bağlı olarak cildin yumuşaklığının kaybı, telenjiektazi (kılcal damar), kırışıklıklar, mat – sağlıksız bir görünüm, yaşlanma sonucu azalan deri elastikiyeti (derideki sarkma) meydana gelir. Bu bulgular görünümünü etkilemek suretiyle kişinin ruh sağlığını ve yaşam kalitesini etkilemektedir.

Cildin yapısını ve görünümünü düzeltmek için pek çok yöntem kullanılmaktadır. Kremler, serumlar, maskeler, soyma ve enjeksiyonlu tedaviler ilk akla gelen yöntemlerdir.

Bugün cilt gençleştirme ya da rejuvenasyon diye de adlandırılan bu yöntem ile kullanılan lazer enerjisi sayesinde ciltteki yaşlılık belirtilerini azaltmak, orta ve ince kırışıkları gidermek, cildin tonunu düzelterek nem oranını artırmak, daha sağlıklı-canlı-iyi bir görünüme kavuşturması mümkündür. Üstelik kişinin sosyal hayatını da etkilemez.

Nasıl etki eder?

Cilt altı dokudaki kollajen üretimi ve yıkımı denge halinde seyrederken 25 yaşından sonra bu denge yıkım lehine bozulur. 40 yaşından sonra kollajen üretimi iyice azalır. Fotorejuvenasyon uygulaması ile deri altında hafif bir termal zedelenme oluşturur. Zedelenme sonrasında ciltte kollajen üretimi artar.

Kırışıklıklar azalıp yok olur, cilt gerginleşir, gözenekleri sıkılaşır. Düzensiz leke ve damarları ortadan kalkar Ciltteki renk farkları azalır. Daha genç ve sağlıklı bir görünüme kavuşur.

Cilt yenileme ayrıca, yüzdeki sivilce izleri, yaşlılık ve gebelik lekeleri, ince kırışıklıkların yanı sıra göğüs dekoltesindeki leke ve kırışıklıklar, eldeki kırışıklık ve lekelerde de uygulanabilmektedir.

Kaç seans gerekir?

Genellikle 3–5 seans en iyi sonuçları verir. Cilt yenileme sonuçları tedaviden sonra 6 ay -1 yılda görülebilir.

Seans araları ne kadar?

2 – 4 haftada bir tekrarlanır. Seanslar ortalama 15–30 dak sürer.

Tedavi sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

Yüksek faktörlü güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Yan etkisi var mıdır?

Hafif bir kızarıklık dışında hiç bir yan etkisi bulunmaz.

Başka tedavilerle kombine edilebilir mi?

Botox, dolgu, kimyasal Peeling, mezolifting ile kombine edilerek etkinliği artırmak mümkün.

Polikliniğimizde, son teknolojik donanıma sahip Gemini (Nd-YAG ve KTP) iki dalga boyunun mükemmel sinerjisine sahiptir. Bu lazer sisteminde, 21 farklı endikasyon için dermatolojik uygulama yapılabilir. Gemini, bu uygulamaların her birine ait 21 adet Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinin (FDA) onayına sahip tek lazer sistemidir. Bu zamana kadar sonuç alınamayan tedavilerde bile başarılı sonuçlar alma imkânı sağlanmıştır.

Üç zamanlı epidermal koruma sağlayan ve yüksek derecelere kadar soğutabilen Cool Spot teknolojisi sayesinde komplikasyon ortadan kalkmaktadır.

YÜZ GENÇLEŞTİRME-MEZOLIFT (MESOLIFTING/MESOGLOW)

Ciltteki kırşıklık yaşlanmanın en belirgin ifadesidir. Yaşlanmak da yaşamımızda herkesin er geç yaşayacağı bir süreçtir. Ancak kişinin cilt yapısı, ırkı, genetik faktörler, sigara kullanımı, yaşam şartları ve tarzı yaşlılık sürecini belirler.

Kırışıklıkların durumu da aynı şekilde bu etkenlere bağlı olarak daha derin veya daha yüzeysel olabilir. Mezolift, bu yaşlanma etkilerini gidermek, cildin biyolojik metabolizmasını uyarmak amacıyla geliştirilmiş bir tedavi yöntemidir.

Mezolift kimlere uygulanır?

Mezolift yaşlanma etkilerini geciktirmek (antiaging), yorgun ve soluk görünümlü yüzlere cilt rejüvenasyonu veya yaşlanma sürecinde meydana gelen kırışıklıkları gidermek, cildi canlandırmak ve toparlamak amacıyla uygulanır. Hamile veya emziren bayanlara, uçuk, egzama, dermatit ve akne rosea olan bölgelere uygulanmaz.

Mezolift hangi bölgelere uygulanır?

Mezolift yüz başta olmak üzere dekolte, boyun, göz çevresi ve göz altı torbaları ve el için uygulanabilir.

Mezolift uygulaması nasıl yapılır?

Cildin durumu ve ihtiyacına göre canlanma, kırışıklık, toparlama veya bunların hepsini tedavi etmek amacıyla özel olarak hazırlanmış ilaç karışımının yine özel mezoterapi iğneleri yardımıyla cilt altına enjeksiyonu ile yapılır.

Bu uygulamanın cildin durumuna göre farklı enjeksiyon teknikleri vardır. Cerrahi ve anestezi gerektirmeyen bu yöntemde uygulama sırasında acıma, kanama, rahatsızlık hissi olmaz.

Mezolift uygulamasından sonra cildin durumu nasıldır?

Uygulamadan sonra belirgin bir şekilde ciltte canlanma meydana gelir ve parlak bir görünüm olur. Aynı zamanda kollagen ve elastin üretimi artar, cilt daha gergin durur. Kırışıklıklar ve açık duran gözenekler azalır. Kırışıklıklarda dolgunluk etkisi gözlenir.

Mezoterapi seansları ne sıklıkla yapılır?

Mezolift cildin durumuna göre kişiye özel bir tedavi protokoli ile yapılır. Doktorumuz muayene ettikten sonra kırışıklığın derinliği, kişinin yaşı ve cildin ihtiyacına uygun bir program hazırlanır.

Genelleme yapılacak olursak; ilk ay, ayda 4 seans (haftada 1 seans), ikinci ve üçüncü ay, ayda 2 seans (15 günde 1 seans) ve takip eden aylarda idame tedavi olarak ayda 1 seans önerilir.

Mezoterapide kullanılan ilaçlar nelerdir?

Kullanılacak ilaçlar yine cildin ve kırışıklığın yapısına göre değişkenlik gösterir. Vitaminler, amino asitler, hyalüronik asit, nükleik asitler, mineral tuzlar, anestezik ve antioksidan maddeler, DMAE (Dimetilaminoetanol), AHA (alfa hidroksi asitler) vb ilaçlar veya bunların karışımları kullanılır.

Mezolift ile antiaging tedavisi nasıl yapılır?

Cildi yaşlanma sürecine girmeden desteklemek, yaşlanma sürecini geciktirmek amacıyla antiaging tedavisinde yapılan en başarılı uygulamalardan biri mezolifttir.

Antiaging özellikteki mineral, vitamin ve bazı yapısal elemanların özellikle yaşlanmanın en çok hissedildiği bölge olan yüze mezoterapi yoluyla uygulanması, uygulanan ilaçların asıl gerekli olan bölgedeki etkinliğini artırır.

Mezolift yerine kozmetik ürün kullanabilir miyim?

Hiçbir kozmetik ürün mezoterapi veya mezoliftin yerine geçemez. Kullanılan kozmetikler cildi üst tabakası epidermis tarafından emilir. Ancak yapılan mezolift uygulaması ile enjeksiyon daha derin tabakaya (dermis) yapıldığından, kremlerin veya kozmetik ürünlerin hiçbir zaman ulaşamayacağı bölgeye direk uygulama yapılmış olur.

MEZOTERAPİ

İlk defa 1952 de Fransız doktor PISTOR tarafından tanımlanmıştır. Mezoterapi; “orta deri tedavisi” anlamındadır. ağrı veya hastalıkların vücutta bulundukları yere lokal olarak uygulanan mikro enjeksiyonlar yoluyla kontrol altına alınması ya da tedavi edilmesidir.

Ağız yoluyla ya da kas veya damar içine yapılan enjeksiyonlar yoluyla alınan ilaçların aldığınız miktarlarının tümü ilgili hedef organa kadar ulaşamamaktadır. Çünkü ilaçların emilimi sırasında bir kısmı emilmeden parçalanarak atılır. Bu yüzden alınan ilacın etkisi sınırlı kalmaktadır. Ayrıca sistemik yolla alınan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda yayılabildiği için hastalıkla ilgisi olmayan ancak o ilaçtan etkilenebilen diğer organ ya da dokularımızı da etkileyecektir ve istenmeyen yan etkiler oluşabilecektir. Mezoterapi ise sadece sorunlu bölgeye küçük miktarlarda yapılan mikroenjeksiyonlarla, hiç bir istenmeyen yan etkiye neden olmaksızın problemi çözecektir. Mezoterapi, çok ince ve kısa iğne uçları ( 4 - 6mm'lik 29 - 30g iğneler ) kullanılmak suretiyle uygulanan bir yöntemdir. Hissedilen ağrı iğnelerin boyutlarıyla paralel olarak oldukça azdır. Bununla birlikte uygulama sahası dezenfekte edildikten sonra lokal anestezik spreyler aracılığı ile uyuşturularak tüm hissin kaybolması da sağlanabilir.

Mezoterapide ilaçların bölgeden emilimi çok az olduğu için dolaşım sistemine ilaç geçişi de yok denecek kadar azdır. Yapılan enjeksiyon sayısı; hastaya, hastalığa ve enjeksiyonun yapılacağı bölgenin anatomisine bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılır?

• Mezoterapi sıklıkla arterit gibi tüm eklem hastalıklarında,

• Boyun ve bel fıtığı ağrıları,

• Syatalji ve brakialji,

• Migren ve adet ağrıları, spor travmaları,

• Varis, lenf ödem ve flebit gibi bazı damar hastalıkları,

• Estetik amaçlı olarak selülit,

• Vasküler lekeler,

• Çeşitli cilt problemleri,

• Cilt yaşlanmasını ve saç dökülmesini engellemek amacıyla yaygın olarak başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

Mezoterapi

Dünyada ilk kez II. Dünya Savaşı sonrası Fransız doktor Pistor tarafından uygulanmıştır. Savaş sonrası yokluk dönemlerinde az miktarda ilacın çok sayıda hastaya yetebilmesi için zorunluluklar nedeniyle bulunmuş bir yöntemdir. Hastalıkları, bulundukları bölgeye çok sayıda küçük enjeksiyonlarla ilaç vermek yoluyla tedavi etmek veya semptomları kontrol altına almak amaçlanmıştır. Çünkü sistemik olarak (ağız yolu, kas içi veya damar içi enjeksiyon) aldığımız ilaçlarda etkin tedavi edici dozu yakalama konusunda sorunlar yaşanabilmektedir. Bunlar:

- Hedef organa yeteri kadar dozda ulaşamama sorunu en önemlisidir. Çünkü hasta veya sorunlu bölgede sıklıkla dolaşım bozulmuş ve ödem diye tanımladığımız sıvı toplanmaları oluşmuştur.

- İlacın hedef organa yetecek doza ulaşılabilmesi için, sistemik alınan ilaç dozu yükseltilmelidir. Buna bağlı olarak tedavi maliyeti ve yan etki olasılığı artmaktadır.

- Sistemik yoldan alınan ilaçlar, çok karmaşık metabolizma olaylarına girdikleri için emilimleri veya vücuttan atılımlarında kişiye özel farklılıklar olabilmektedir.

- Etkin doza ulaşılan sistemik ilaç tedavilerinde, tamamen konu dışındaki başka bir organda sorun ortaya çıkabilmektedir. Sonuç olarak mezoterapi, az miktarda ilacın problemli olan bölgeye çok sayıda küçük enjeksiyonla uygulanması tekniğidir.

Mezoterapi, günümüz tıp dünyasında saygın bir yere sahiptir ve bazı gelişmiş ülkelerde sosyal güvenlik kurumlarının tedavi masraflarını üstlendiği güvenilir bir yöntemdir. Latince adı "orta deri tabakası tedavisi" anlamındadır. Mezoderm denilen bu orta deri tabakasına ulaşan ilaçların vücudun diğer bölümlerine dağılmaları çok azdır.

Ayrıca mezoderm depo görevi ile uygulanan ilacı uzun süre muhafaza edebilir. Böylece sistemik alınan ilaçlara göre çok çok az miktarda ilaç, uzun aralıklarla (haftada 1 kez gibi) uygulanmış olur. Genel dolaşıma katılımı düşük olduğundan başka bir organda yan etkisi görülmemektedir.

Mezoterapi uygulamaları:

Selülit mezoterapisi,

Günümüzde en geçerli selülit tedavilerinin başında gelmektedir. Sorunlu bölgeye uygun aralıklarla yağ eritici, dolaşımı düzenleyici, beslenme artırıcı ilaçlar enjekte edilir. Her uygulama yaklaşık 15 dakika sürmektedir. Kişiye ve kullanılan ilaçlara göre değişmekle birlikte haftada 1 veya 2 seans olarak 10 ile 20 seans arasında uygulama yapılır. Uygulama sonrası morarmalar genellikle olur ve etkin bir mezoterapi uygulamasının işaretidir. Seanslar ilerledikçe bu morarmalar azalacaktır. Elde edilen sonucun kalıcı olması için, bazen ayda bir kez olacak biçimde koruma tedavisi bir süreliğine önerilebilmektedir. Bu tedavinin ana fikrinde zayıflama beklentisi olmamalıdır. Çünkü bu uygulama bölgesel zayıflama, sıkılaşma ve selülitlerden kurtulma tedavisidir.

Bu dönemde bol su içmeniz, kafeinli gıdalardan (çay, kahve, kola gibi) uzak durmanız önerilmektedir. Yaşınıza ve bünyenize uygun sporların (yürüme, yüzme gibi) hayatınıza girmesi kesinlikle uygun olacaktır. Ancak zayıflama veya sağlıklı beslenme eğitimi alma gereksiniminiz varsa, bir diyetisyen tarafından karşılanabilecektir.


Sağlık Bakanlığı Danıştay kararıyla Dermatolog veya Plastik Cerrah olmayan merkezlerde lazeri yasaklamıştır. Tercihinizi yaparken ve tedavinizin yarıda kalmaması için dikkat ediniz.


epilasyon merkezleri IPL lazer cihazları istenmeyen tüyler lazer tedavisi alexandrite lazer botoks lazer epilasyon estetik lazer epilasyon fiyat epilasyon lazerle leke tedavisi estetik güzellik lazer epilasyon ücretleri
Her Hakkı Saklıdır. Lazer Epilasyonium Copyright 2009
www.lazerepilasyonium.com - www.lazerepilasyoncum.com - www.lazer-epilasyon-zararlari.com - Sitemap